Aşçılar Bayramı Mesajı

Kategori KÖŞE YAZILARI

15 NİSAN AŞÇILAR BAYRAMI PROTOKOL KONUŞMA METNİ

Değerli kültür ve sanat meslektaşlarım,

Kültür ve Turizmin kıymetli mensupları,

Değerli misafirler,

Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Kültür ve Turizm kalbi alanyada akdeniz profesyonel aşçılar birliği olarak 20 mincisini kutladığımız 15 nisan aşçılar bayramımız ülkemize, milletimize, hayırlı olmasını diliyorum.

bayram ve etkinlik, çalışmalarımıza katkı sağlayacak olan tüm kültür, sanat ve lezzet sunan ustalarımıza şükranlarımı sunuyorum.

burdaki konuşmamızdan sonra aliş camiinde tüm ülke şehitlerimiz ve ebediyete göçetmiş üstadlarımızın ruhuna kuran ve mevlid, okunacaktır. öğle namazı sonrası ikramlarımız olacaktır ikramlardan sonra inşallah bolca dua edelim. dualarımızın ülkemizin barış ve huzuruna vesile olmasını temenni ediyorum.

Değerli arkadaşlar…

Türkiye, farklı kültürlerle zenginleşerek gelişmiş, insanlık tarihine damga vurmuş bir medeniyetin mirasçısıdır.

Ecdadımız, mimariden musikiye, görsel sanatlardan edebiyata kadar kültürün her alanında çok önemli eserler ortaya koymuştur.

bunlardan biride mutfaklarımızdır.

Bu büyük mirasa, hakkıyla sahip çıkabildiğimizi söyleyebilmemiz ise, maalesef çok zor.

Burada birkaç rakamı sizlerle paylaşmak istiyorum…

Ülkemizin 2015 yılında en çok ziyaret edilen müzeleri olan Ayasofya’ya 3,5 milyon, Topkapı Sarayına 3,2 milyon ve Mevlana Müzesine 2,3 milyon kişi geldi.

Buna karşılık sadece Paris’teki LUVR Müzesi aynı yıl 9 milyon kişi tarafından ziyaret edildi.

Aynı şekilde, “UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı”nda 54 ülkeden 116 şehir bulunuyor.

Ülkemizden ise sadece, 2015 yılında Gaziantep, gastronomi alanında bu listeye girebildi.

inşallah alanyamızı gastronomi alanında hak ettiği yere getiricez.

Değerli arkadaşlar…

Bütün bunlar elbette çok önemli, çok kıymetli hizmetlerdir.

Fakat, önümüzde yapmamız gereken çok büyük ve hayati işler olduğunun da farkındayız.

Öncelikle, kültürel faaliyet adı altında niteliksiz, milli kültürümüze uymayan, kültür hayatımıza katkı sağlamayan etkinlikler konusunda dikkatli olmalıyız.

Kültürün her alanında birikimimize sahip çıkacak, değerlerimizi yaşatacak çalışmaları ön plana çıkarmalı ve desteklemeliyiz.

Televizyonun, internetin, özellikle de sosyal medyanın kültürümüzü adeta yiyip bitirmesine göz yumamayız.

Tam tersine bu imkânları kendi kültürümüzü yeni kuşaklara aktarma konusunda etkin bir şekilde kullanmanın yollarını aramalıyız.

alanya belediyemizin mutfak mirası çalışmaları ve yöresel mutfak atölyesi eğitim çalışmaları takdire şayandır.

Bu tür örnekleri çoğaltmalıyız.

İrfandan yoksun bir kültür, açık konuşayım, hamallıktan başka bir şey değildir.

İstanbul’a Fatih’in gözüyle bakmazsanız, sadece taş ve beton yığınlarıyla denizin karışımından ibaret bir şehir görürsünüz.

Göklerde dalgalanan bayrağımıza, şehitlerimizin nazarıyla bakmazsanız, o renk de, o ay da, o yıldız da size birer grafik unsuru olmanın ötesinde söz söyleyemez.

Halbuki ne diyor şair:
“EY MAVİ GÖKLERİN BEYAZ VE KIZIL SÜSÜ,
KIZ KARDEŞİMİN GELİNLİĞİ, ŞEHİDİMİN SON ÖRTÜSÜ,
IŞIK IŞIK, DALGA DALGA BAYRAĞIM!
SENİN DESTANINI OKUDUM, SENİN DESTANINI YAZACAĞIM.”

Evet, bayrağımızı işte bu şekilde görmek için, milli kültür şuuruna ihtiyacımız vardır.

Değerli arkadaşlar…

Kültür, sadece kitap, sadece müzik, sadece mimari değildir.

Kültür, bütün bunları içine alan bir hayat biçimidir.

Selamlaşmamızdan başlayan, oturup-kalkışımıza, giydiğimize, yiyip-içtiğimize, evimizin düzenine kadar, kimliğimizin tüm unsurlarını, sahip olduğunuz kültür belirler.

Bir sofranın başına geçtiğimizde örtüsünden tabaklarına, yemeklerinden sunumuna tüm unsurlarıyla hangi milletin ürünü olduğunu anlayamıyorsak, durum gerçekten vahimdir.

Elbette bu sıkıntıların bize, ülkemize, milletimize mahsus olmadığını biliyorum.

Dünyanın pek çok yerinde aynı tartışmalar yapılıyor, aynı sancılar çekiliyor.

Fakat bizim bir farkımız var
.
Biz, hem medeniyet birikimi, hem tarihi geçmişi, hem de devlet geleneği bakımından çok farklı bir milletiz.

Çağ kapatıp çağ açmış bir ecdadın torunları olarak, kendimize yeni ve büyük bir gelecek inşa etme gücüne, iradesine, imkanına sahibiz.

Değerli arkadaşlar…

Medeniyetimizden koparsak, her şeyimizi kaybederiz.

Kültürümüzü kaybedersek, yok oluruz.

Ne diyor Akif:
”DOĞDUĞUMDAN BERİDİR, AŞIĞIM İSTİKLALE;
BANA HİÇ TASMALIK ETMİŞ DEĞİL ALTIN LALE!
YUMUŞAK BAŞLI İSEM, KİM DEDİ UYSAL KOYUNUM?
KESİLİR BELKİ, FAKAT ÇEKMEYE GELMEZ BOYUNUM!”

Yeni nesilleri işte bu şuurla yetiştirmek mecburiyetindeyiz.

alanyada gastronomiye değer veren emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum.

Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Kalın sağlıcakla…

 

akdeniz profesyonel aşçılar birliği başkanı

Şinasi KARANLIKOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir